Deri (veya cilt), insan vücudunun en büyük organıdır ve tüm dış yüzeyi kaplayarak iç organları, kasları ve kemikleri korur. Ortalama bir yetişkinde yaklaşık 2 metrekarelik bir alanı kaplayan deri, vücut ağırlığının önemli bir kısmını (yağ tabakasıyla birlikte yaklaşık 9 kg) oluşturur.
Deri, dıştan içe doğru üç ana katmandan meydana gelir.
Cildin en dıştaki koruyucu bariyeridir. Kan damarı içermez. Su kaybını önler, mikroplara karşı savunma yapar ve melanin pigmenti sayesinde cilde rengini verir.
Epidermisin altındaki canlı tabakadır. Kolajen ve elastin lifleri sayesinde cilde esneklik ve dayanıklılık sağlar. Bu tabakada kan damarları, sinir uçları, ter bezleri, yağ bezleri ve kıl kökleri bulunur.
Esas olarak yağ hücrelerinden ve bağ dokusundan oluşur. Vücudu darbelerden korur, ısı yalıtımı (izolasyon) sağlar ve enerji depolar.
Deri, vücudun hayatta kalması için kritik olan birçok biyolojik fonksiyonu yerine getirir.
Patojenlere, ultraviyole (UV) ışınlarına, kimyasallara ve fiziksel yaralanmalara karşı ilk savunma hattıdır.
Terleme ve damarların genişleyip büzülmesi yoluyla vücut sıcaklığını düzenler. İçerdiği sinir uçları sayesinde dokunma, sıcaklık, soğuk, basınç ve ağrı gibi hisleri beyne iletir.
Güneş ışığı yardımıyla D vitamini sentezler; su, yağ ve elektrolitleri depolar. Fazla su, tuz ve toksinlerin ter yoluyla dışarı atılmasına yardımcı olur.
Cildiniz her 28 günde bir kendini tamamen yeniler. Hayatınız boyunca yaklaşık 1.000 kez yeni bir deriye sahip olursunuz.
Cildinizin her santimetrekaresinde yaklaşık 1 milyar bakteri yaşar. Bu mikrobiyom, cildin bağışıklık sistemi için hayati önem taşır.
Deri, vücut ağırlığınızın yaklaşık %16'sını oluşturur. Bu da onu vücudun en geniş ve en ağır organı yapar.
Her insanın cilt tipi farklıdır. Bu nedenle her cildin ihtiyacı da farklılık gösterir. Cilt tipi yaş, cinsiyet ve gen faktörlerine bağlı olarak belirlenmektedir.
Karma cilt, dünyada en fazla rastlanılan cilt tipidir. Yüzün farklı bölgelerinde birden fazla cilt tipinin aynı anda bulunmasıdır. T bölgesi yağlı, diğer bölgeler kuru veya normaldir.
Çevresel faktörlere karşı aşırı reaktivite gösteren cilt yapısıdır. Kızarıklık, kaşıntı, yanma ve batma hissi sık görülür. Koruyucu bariyer fonksiyonu zayıflamıştır.
Yağ bezlerinin aşırı aktif olması sonucu ortaya çıkan, yüksek sebum üretimi ile karakterize bir cilt tipidir. Ciltte sürekli bir parlama, genişlemiş gözenekler ve akneye eğilim görülür.
Cildin yeterli sebum üretememesi veya nem tutamaması sonucu oluşur. Mat bir görünüm, gerginlik hissi, pul pul dökülme ve erken kırışma eğilimi mevcuttur.
Cildin nem ve sebum dengesinin orantılı olduğu cilt tipidir. Gözenekler ince ve kapalıdır, kan dolaşımı iyidir, cilt pürüzsüz ve yumuşaktır.
Hangi cilt türüne sahip olduğunuzu doğru analiz yöntemiyle anlayabilirsiniz. Bunun için bir uzmana görünmeniz gerekmektedir. Cilt analizi ile dehidrasyon, güneş lekeleri, kızarıklık ve tahriş uzman dermatologlar tarafından belirlenir.
Kırışıklıklar, hem vücudun içsel yaşlanma süreci hem de dış etkenlerin birleşimiyle oluşan biyolojik bir sonuçtur.
Cildin alt tabakası olan dermiste bulunan kolajen ve elastin lifleri, 25 yaşından itibaren her yıl yaklaşık %1 oranında azalmaya başlar. Bu lifler azaldığında cilt gevşer, sarkar ve katlanma yerlerinde kalıcı izler oluşur.
Gülmek, kaş çatmak gibi tekrarlayan kas hareketleri, zamanla kalıcı kırışıklıklara dönüşür. Kırışıklıkların %80-90'ının sorumlusu UV ışınlarıdır. Güneşten gelen UVA ışınları kolajen liflerini parçalayan enzimlerin salgılanmasına neden olur.
Yaşlandıkça cildin doğal yağ üretimi ve nem tutma kapasitesi azalır. Nemsiz ve kuru bir cilt, kağıt gibi daha kolay kırışır ve mevcut çizgiler daha derin görünür. Yerçekimi, uyku pozisyonu ve sigara kullanımı da kırışıklıkları artıran faktörler arasındadır.
Kaz ayakları, göz çevresindeki derinin vücudun diğer bölgelerine göre çok daha ince ve hassas olması nedeniyle oluşan ilk yaşlanma belirtilerinden biridir.
Cilt bariyerini korumak ve yaşlanma belirtileriyle savaşmak için kullanılan içerikler, modern dermatolojinin temel taşlarıdır.
Yaşlanma karşıtı bakımın "altın standardı" kabul edilir. İnce çizgileri açar, hücre döngüsünü hızlandırır ve lekelerin görünümünü azaltır. Sadece gece kullanılmalı ve gündüz mutlaka güneş kremi ile desteklenmelidir.
Güçlü bir antioksidandır. Cilt tonunu eşitler, ışıltı verir ve güneşin neden olduğu serbest radikal hasarına karşı cildi korur.
Cildin "tuğlaları" gibidir. Vücuda daha fazla kolajen üretmesi için sinyal göndererek cildin daha sıkı ve dolgun görünmesini sağlar.
Cilt hücrelerini bir arada tutan "yapıştırıcı" yağlardır. Eksikliğinde cilt kurur ve çatlar.
Kendi ağırlığının 1000 katı kadar su tutma kapasitesine sahiptir. Cildi içeriden dışarıya nemle doldurur.
Çok yönlü bir içeriktir. Hem gözenekleri sıkılaştırır hem de bariyer fonksiyonunu güçlendirerek kızarıklığı yatıştırır.
Cildi yatıştırır, su kaybını önler ve yaraların iyileşme sürecini hızlandırır.